WhatsApp
Culturelle Logo
Sindirim Sistemi Anasayfa → Sindirim Sistemi

Sindirim Sistemi

Sindirim sistemi; ağız, yemek borusu, mide, karaciğer, pankreas, safra kesesi, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüsden oluşmaktadır.

Ağız yoluyla alınan besinlerin, çiğnendikten ve tükürükle karıştıktan sonra yemek borusu vasıtasıyla mideye geçişi sağlanır. Mide, yutulan besinleri salgıları sayesinde yarı-sulu hale getirir ve ince bağırsaklara gönderir. İnce bağırsaklara geçen yarı-sulu besinler, safra ve pankreas salgılarının yardımı ile sindirilir ve emilir. Kalın bağırsaklar ise su ve elektrolitleri emer ve geriye kalanın feçes (dışkı) olarak atılmasını sağlar.

Besinlerin sindirimi boyunca çalışan sindirim salgıları, büyük yapıdaki besinleri küçük parçalara ayırır. Sindirim, besinlerle alınan vitaminlerin, minerallerin, yağ, karbonhidrat, protein, su ve elektrolitlerin emilimi ve kana karışması açısından önemlidir.

Tüm besin öğelerinin sindirimi ince ve kalın bağırsaklarda sonlanır ve kana karışması sağlanır. Bu nedenle sağlıklı bağırsak fonksiyonlarına sahip olmak sağlıklı sindirim açısından önemlidir. Normal bağırsak fonksiyonları ise sağlıklı bağırsak mikrobiyotasına sahip olmaya bağlıdır.

Sindirim sistemi
Bağırsak mikrobiyotası

Bağırsak Mikrobiyotası

İnsan mikrobiyotası, insan vücudunda yaşayan ve insan hücresi olmayan bakteri, mantar, virüs ve protozoa ailesinin toplamıdır. Mikrobiyotalar vücutta kendi üreme özelliklerine uygun her yerde yaşayabilirler ve en bilinen uygun ortam ise bağırsak sistemidir. Bağırsaklarımızda 100 trilyon canlı bakteri bulunmaktadır.

Bağırsak Mikrobiyotasının Ana Fonksiyonları
Besin maddelerinin emilimini kolaylaştırarak sindirime yardımcı olur. Patojenlere ve toksinlere karşı bağırsak bariyeri sağlar. Bağışıklık sistemi dengesini sağlar. Santral sinir sistemini düzenler.

Bağırsak Mikrobiyotasının Yaşa Göre Gelişimi

Çocuklarda bağırsak mikrobiyotası:

Çocukların mikrobiyotası 0-3 yaş arasında gelişmeye başlar ve tam büyüyene kadar değişim devam eder. Anne sütüyle beslenme, bebeklerin normal bağırsak mikrobiyotası gelişimini sağlar. Annenin gebelikte yaşadığı stres, sezaryen doğum, bebeğin anne sütü alamaması, antibiyotik kullanımı, sağlıksız beslenme gibi nedenler normal bağırsak mikrobiyotası oluşumunu engeller.

Yetişkinlerde bağırsak mikrobiyotası:

Yetişkinlik döneminde mikrobiyota stabil kalabilmektedir. Fakat stresli yaşam, sağlıksız beslenme düzeni, antibiyotik kullanımı, bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar gibi nedenler ilerleyen yaşlarda bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkileyebilmektedir.

Yaşa göre mikrobiyota gelişimi
Olumsuz faktörler

Bağırsak Mikrobiyomunu Olumsuz Etkileyen Faktörler

  • Gebelikte yaşanan stres
  • Sezaryen doğum
  • Bebeğin anne sütü alamaması
  • Genetik
  • Sağlıksız beslenme
  • Stresli yaşam
  • Egzersizden uzak hareketsiz yaşam
  • Antibiyotik kullanımı
  • Yaşanan coğrafya

Probiyotik

Yeterli miktarda alındığında sağlık yönünden yarar sağlayan canlı mikroorganizmalardır.

Probiyotik

Probiyotik mikroorganizmaları içeren gıdaların tüketimi normal bağırsak mikrobiyotasını destekler.

Prebiyotik

İnsan bağırsağında yararlı bakterilerin büyümesini seçici olarak uyaran, sindirilemeyen lif bileşenleridir.

Prebiyotik

Lif içeren gıdaların tüketimi, bu faydalı mikroorganizmaların bağırsaklarda çoğalmasını sağlar.

Sinbiyotik Etki

Hem probiyotik hem prebiyotik özelliklerinin bir arada bulunmasıdır.

Sinbiyotik

Probiyotik ve prebiyotiklerin birlikte kullanımı sinerjik etki sağlar.

Culturelle ürün kutusu
Takdim Şekli
10 Saşe
30 Saşe
PSF
395 ₺
990 ₺
Culturelle®'in içeriğinde hem probiyotikler hem de prebiyotikler bir arada bulunur. Probiyotik mikroorganizmalar, sindirim sistemini düzenlemeye, bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur.
İletişim